Dünyada pek çok değer ve alışkanlık dijitalleşmeyle birlikte hızla değişirken ve değerlersizleşirken, ana okullarına yani çocuk yuvalarına karşı, bakış açısında da yanlış bir yaklaşım gözlemliyorum.
Yirmi birinci yüzyılda artık biz biliyoruz ki, çocuklarımızın eğitimi çok erken yaşta başlamalıdır ve bunun için tabii ki; ebeveynlerin doğru çocuk yuvasını seçmesi çok önemli bir husustur. Yuva seçerken dikkat etmemiz gereken en önemli unsurlardan birisi, yuvanın çocukların yaşına uygun eğitim verip vermediği olmalıdır.
Son dönemlerde güzel mobilyalarla süslenmiş ve göze çarpıcı gelen çocuk yuvaları açılsa da; bunların çocuk eğitimiyle ilgili doğru düzgün programları olduğu şüphe götürür. Özellikle öğretmen olmayan ve ticari amaç güden okullarda sadece “oyun“ yuvası havası sezilmekte. Oysa gerçek çocuk yuvaları iyi eğitim almış ögretmenler tarafından açılmalı ve çocuklarımıza okula hazırlayıcı programlar sunmalıdırlar. Tabi ki bu eğitimi programı oyunların içinde ve çocukların yaşına uygun sunulmalıdır.
Çocuklarımızı yirmi yaşına geldiklerinde; caddelerde boş gezerken ya da gece boyunca bilgisayar oyunlarının içine gömülmüş olarak bulmak istemiyorsak, erken yaşta eğitime, ancak doğru ve kaliteli bir eğitime dikkat etmeliyiz.
Yaklaşık otuz yıllık eğitmenlik hayatım içinde , üniversitede öğrendiklerimle meslek hayatımda gözlemlediklerimi birleştirdiğimde şu sonuca vardım; aile içinde ve okul hayatında iyi ve dengeli eğitim alabilen çocukların ileriki hayatlarında hep başarılı olduklarını tespit ettim. Çocuk sahibi bilinçli anne-babalar; hem çocuklarının evdeki eğitimine dikkat eder ve özen gösterir, hem de doğru okul seçimlerini yaparlarsa ileride bilgili, sağlıklı, mutlu ve başarılı çocuklara sahip olurlar.
Evdeki eğitimin içine; çocuğun kendi başına giyinebilmesinden, sağlıklı ve dengeli bir ruhsal yapıya sahip olması için anne-babanın çocuklarına özenli davranmasına kadar pek çok ebeveyn yeteneği girmektedir. Çocuğunuza çok oyuncak almak, hatta istedigi her şeyi almak iyi bir anne-baba olmanın şartı değildir. Çocuğunuzla beraber oynayıp, kaliteli geçirdiğiniz aktiviteler çocuğunuz için olumlu bir kazanımdır. Hiçbir çocuk büyüdügünde, “annem-babam bana çok oyuncak aldı” diye hatırlamaz; ama her çocuk büyüdüğünde anne-babasıyla beraber geçirdiği güzel aktiviteleri muhakkak hatırlar, çünkü birlikte geçirilen zaman, çocuğunuzun ruhuna ve geleceğine yapılan olumlu bir yatırımdır.

Yorum Yap