Almanya’da çifte vatandaşlığı kolaylaştıran yasa, Bundesrat’ta (Federal Eyalet Temsilciler Meclisi) kabul edildi. Alman vatandaşlığını almak isteyenler, artık daha önce sahip olduğu vatandaşlığı bırakmak zorunda kalmayıp birden fazla ülkenin vatandaşı olma hakkına sahip olacak.

Röportaj: Emin Sağlık
Hamburg’daki Ferdinand Caddesi üzerinde hizmet veren Çevik Çiftçi Partner Avukatlık ve Şirket Danışmanlığı Ofisi’nin avukatlarından Muhammed Çiftçi ve Süleyman Çevik, Alman vatandaşlığa geçişi kolaylaştıran yasa ile ilgili olarak Türkses’e konuştu. Çiftçi ve Çevik, çifte vatandaş hakkının Mayıs 2024’ten itibaren kullanılması imkânının tanındığı yasaya dair merak edilenleri Türkses’e anlattı.
Çifte vatandaşlık hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?
Muhammed Çiftçi: Daha önce çifte vatandaşlık kısmen Türkiye kökenli Türk vatandaşları için çok kapsamlı ve dar sınırlar içinde mümkündü. Sonra bu tekrar kaldırıldı ve uzun süredir vatandaşlarımız tarafından beklenmekteydi. Hâli hazırda Almanya’nın eski vatandaşlık kanununda çifte vatandaşlık yasak değildi. Zira AB ülkeleri, Amerika, Kanada vs. imtiyazlı olarak çifte vatandaş olabiliyordu. Ancak Türkler olamıyordu.
Neden olamıyorlardı?
Muhammed Çiftçi: Siyasi sebepler diyebiliriz.
“ÇİFTE VATANDAŞLIĞI ÖNGÖRMÜYOR”
Almanlar şöyle bir şey söylüyor: Türkiye, vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarttığı için çifte vatandaş yapmıyordu. Türkiye bunu yapmazsa onlar çifte vatandaş olabiliyordu. Bu doğru mu?
Muhammed Çiftçi: Tabi vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkartmayan ülkeler bu zorunluluğu yerine getiremedikleri için… İran, vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkartmıyor. Çıkartmadığı için bunu kişi tarafından bekleyemezsiniz. O yüzden onlar çifte vatandaş olabiliyordu. Ama T. C. vatandaşları başvurduğunda vatandaşlıktan çıkartıyor. Alman Vatandaşlık Kanunu, çifte vatandaşlığı öngörmüyor. Sadece istisna olarak, AB ülkeleri, Amerika ve Kanada görüyor. Yeni kanunla beraber çifte vatandaşlık mümkün olacak.
Ne değişti de şimdi hepimiz çifte vatandaş olabiliyoruz? Almanlar mı, Türkiye mi değiştirdi?
Muhammed Çiftçi: Federal Alman Devleti, vatandaşlık kanununda reforma gitti. Alman vatandaşlığına başvuran kişilerin geldikleri ülkelerin vatandaşlığını bırakmamak gibi bir durumları var. Eskiden mecburen çıkmaları gerekiyordu vatandaşlıktan. Artık öyle bir gereksinim yoktu.
“İSTİSNAİ OLARAK ÜÇ YILA DÜŞEBİLİYOR”
Eski yasayla yeni yasa arasındaki değişiklikleri yeni vatandaşlık yasasında nelerin değiştiğini söyleyebilir misiniz?
Muhammed Çiftçi: Önceden sekiz yıl ikamet şartı vardı. Yeni yasada bu süre beş yıla düştü. İstisnai olarak üç yıla da düşebiliyor. Bunun ek şartı var: Üç yıl içerisinde yasal olarak Almanya’da kaldığınız sürece sosyal olarak üstün başarı gösterdiyseniz, Almancayı çok iyi konuşuyorsanız, STK’de ya da iş yerinde aktifseniz ve üstün başarı gösterdiyseniz bu bir artı olarak değerlendirilerek üç yıla düşebiliyor.
Almanca bilmemek yeni kanuna göre bir engel mi?
Süleyman Çevik: Almanca bilmek durumundasınız. Zaten üç yıla düşmesinin sebeplerinden biri üstün bir şekilde Almanca konuşabilmek. Beş yılda da Almanca bilmek durumundasınız. Almanca en az B1 seviyesinde, meslek yapacak kapasitede bilmek durumundasınız. B1 seviyeniz olmadığı takdirde meslek yapamıyorsunuz. Entegrasyon ve iş hayatı için bir şarttır. Dil şartından muaf olanlar 1974’ten önce Almanya’ya göç edenler. Onlar yazılı sertifika olarak B1 seviyesinde göstermek zorunda değil. Sadece sözlü mülakatla Almancada kendisini ifade edecek şekilde konuşup konuşmadığı memur tarafından test ediliyor.
“ÇOCUKLAR VATANDAŞ OLABİLECEK”
1974’ten sonra gelerek Alman vatandaşı olup da Almanca konuşamayan kişiler de var.
Süleyman Çevik: Onlar zaten hak elde etmiş. Zaten Alman vatandaşı. Hakları herhangi bir şekilde sorgulanmıyor. Şöyle bir istisna var: 1974’ten sonra gelmiş, çocuklardan biri engelli olduğu takdirde o engelli kişiye bakmakla mükellef kişiler istisnai durumlarda Almanca kursuna gitmeden başvurabilir.
Daha önce malumunuz süresiz oturum sahibi olan bir annenin veya babanın çocuğu Almanya’da Alman vatandaşı oluyordu. Bu şimdi değişti. Almanya’da fiilen beş yıl boyunca oturum sahibi olan bir kişinin çocuğu burada doğduğu takdirde Alman vatandaşı oluyor. Örneğin iltica eden bir kişinin ilticası mahkeme veya kurum tarafından olumlu karar verildiğinde, beş yıl burada kaldığı takdirde mültecilerin çocukları da Alman vatandaşı olabilecek. Aynı şekilde mavi kartla gelenler, meslek için gelenler işçi statüsünü aldıktan beş yıl sonra bunların çocukları da Alman vatandaşı olabilecek.
Burada doğan Türk kökenli çocuklar belirli bir yaştan sonra Türk veya Alman vatandaşı olmak zorundaydı. Şimdi ise gerek yok galiba.
Süleyman Çevik: O seçim kalktı artık. Diğer bir şart anayasaya bağlılık. Beş yıl ikamet süresinin ve dil şartının yanında, başvuran kişiler anayasaya bağlı olduklarını taahhüt etmeli. Yahudi düşmanlığı, ırkçılığa veya cinsiyetçiliğe karşı tavırlar ve insanlığa aykırı davranışlar olmamalı.
“TARAFGİR OLMAMAK LAZIM”
Yahudilere karşı olan, İsrail hükûmetini tanımayan kişilere Alman vatandaşlığı verilmiyor mu?
Süleyman Çevik: Evet, verilmiyor. Bir de saldırı savaşlarında tarafgir olmamak lazım. Saldıran ülkelere karşı tarafgir olmamak lazım. Örneğin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Almanya için saldıran ülke Rusya’dır. Dolayısıyla Rusya tarafgiri olursanız vatandaşlık alamazsınız. Herhangi bir ülke diğer ülkeye saldırıyor. Farz edelim Çin, Hindistan’a saldırdı. O hâlde Çin’i tutamazsınız. Bu da Almanya’nın tarihinden kaynaklanıyor. Bunlar Birinci ve İkinci Dünya Savaşında saldırı mahiyetinde savaşlar yaptığı için (Polonya’yı işgal eylemleri vs.), tarih tekerrür etmesin diye böyle bir madde koymuşlar.
Muhammed Çiftçi: Eskiye nazaran vatandaşlık verildiğinde sadece vatandaşlık belgesi ve kimlikler vs. verilmiyor. Artık tören de yapılacak. Kanun ekstra bunu öngörüyor. Yani kişiye özel Alman vatandaşlığı sertifikasını törenle veriyor.
Toplu törenler mi düzenlenecek?
Muhammed Çiftçi: O belli değil. Ama kanun bunu ekstra istiyor. Kanunda bunun özellikle bir maddesi var. Törenle verilecek. Kıymetini ortaya koyarcasına bir törenle verilecek.
Biraz önce Süleyman Bey, “Saldıran ülkeleri korumamak gerekiyor” dedi. Örneğin Rus kökenli biri, müracaat ettiği takdirde o kişinin vatandaşlığı kabul edilebiliyor mu?
Süleyman Çevik: Şartlara göre değişir. Rus olması hemen reddedileceği anlamına gelmez. Başvurusunu yapar. Mülakata alınır. Rusya’yı aşırı şekilde desteklediği ve saldırıyı hukuki açıdan legal gördüğünü anlatırsa, başvurunun reddedilme ihtimali var. Şimdi yasa böyle ama uygulanmasında değişiklikler olabilir.
Siyasi açıdan Almanya’nın politikasına uymak zorundasınız.
Süleyman Çevik: Evet. Bir de vatandaşlığın geri alınma meselesi var. Daha önce olduğu gibi başvuru esnasında yanlış bir beyanda bulunursanız 10 yıl içerisinde vatandaşlığınız geri alınabiliyor. Örneğin sahte dil sertifikası verirseniz veya maaş bordronuzda oynama yaparsınız veya daha sonra anayasaya olan bağlılığınız ortaya çıkmazsa, İsrail’i öncesinde tanıyıp sonrasında protesto girişiminde bulunursanız vatandaşlığınız geri alınır.
“ASKERLİK SORUNU DOĞUYOR”
Türk vatandaşları için askerlik konusuna değinebilir misiniz?
Muhammed Çiftçi: Erkekler askerliğe tabi tutulacağı için, hâlihazırda Alman vatandaşlığına geçmiş olup, vatandaşlıktan çıkmış vatandaşlarımız Türk vatandaşlığına tekrar müracaat ettiklerinde göz önünde bulundurmaları gereken önemli hususlardan biri askerliktir. Eski askerlik kanunu ve şimdiki askerlik kanunu, vatandaşlığa başvurup da tekrar giren vatandaşlarımıza şu şekilde muamele ediyor: Vatandaşlıktan çıkarken son durumu, fiilen askerlik durumu neydiyse aynı o şekilde tekrar vatandaşlığa girdikten sonra devam edecek. Yani bir kişi T. C. vatandaşlığından çıktığı an askerliği fiilen, bedelli, çürük raporuyla vs. yapmışsa o durum geçerli oluyor. Ancak askerliğini yapmamış kişiler, tekrar vatandaşlığa girdiği zaman askerlik yapmamış sayılacak ve o zaman askerlik sorunu doğmuş olacak. Ya fiilen ya bedelli şartlarını yerine getiriyorsa ya da herhangi bir hastalığı varsa çürük raporu alarak muafiyet elde edebilir.
Kısacası tekrar vatandaş olanlar veya Almanya’da yeni doğan çocuklar askere gitmekle yükümlü.
Evet. Almanya’da zaten askere gitmek zorunlu değil. T. C. Askere Alma Kanunu, askeriyede muafiyet tanımıyor ve yaş sınırı da yok. Kanunda, belirli bir yaşa eriştiğinde o yaşa kadar askerlik yapmayanlar muafiyet elde edemiyor.
Süleyman Çevik: Almanya’da göçmen kökenli 18 milyon insan yaşıyor. Altı milyonu Alman vatandaşı, 12 milyonu ise yabancı, yani Alman pasaportuna sahip değil. Bunlardan beş milyon insan da şu anda Alman vatandaşı olmak için şartları yerine getirdi. Yani gelecek dönemlerde çok başvuru olacak ve çoğu insan kalıcı hâle gelecek. Tabi vatandaşlığın yükümlülüğü vardır. Aidiyet duygusu olmasıyla beraber o vatana karşı bir sorumluluğunuz oluyor. Türk vatandaşlığına geçtiğiniz takdirde askerlik yükümlülüğünüz olduğu gibi, Almanya’da Alman olduğunuz takdirde bir yükümlülük vardır. İster Türk ister Alman vatandaşı olun, yabancı vatandaş olduğunuz takdirde özel mülkiyet olağanüstü hâllerde daha çabuk kamulaştırılıyor. Ama Alman vatandaşlarının Almanya’daki mülkiyeti, Türk vatandaşlarının Türkiye’deki mülkiyeti kamulaştırmasından biraz daha zordur. İkincisi miras hakların korunuyor. Türk miras hukukunda, örneğin bazı gayrimenkulleri miras yolu olsa dahi elde edemiyorsunuz. Belirli istisnalar vardır. Örneğin askerî alana yakın bölgeler, sit alanları, belirli bir metrekareyi geçen arazileri Türk vatandaşı olmadan miras yoluyla veya satın alma yoluyla elde edemiyorsunuz. Üçüncüsü Alman vatandaşı olduktan sonra, vize serbestiyeti ortaya çıkıyor. Diğer ülkelere daha rahat bir şekilde gidebilirsiniz.
“KANUNDA BİR BOŞLUK VAR”
Örneğin 16 yaşındaki bir gencimiz otomatikman çifte vatandaş. 20 yaşındaki gencin askerliğini tecil etmeleri gerekiyor, değil mi?
Süleyman Çevik: Evet. Ama Türkiye Cumhuriyeti bu konularda kolaylık gösteriyor. Bedelli miktarı düştü. Üç bin Euro civarında şu anda. İlerleyen zamanlarda bu iş tamamen kalkabilir.

Yorum Yap